HARBİYORUM
Recep Yılmaz
Gazeteci/Yazar
recepyilmaz46@gmail.com
recepyilmaz21.blogspot.com
HASTA BİR YAZARIN AĞZINDAN DÖKÜLENLER
Günaydın Türkiye.
Günaydın sevgili okurlarım
Hele bir gazeteci
yazar öğretmenlik geleneğinden geliyorsa, üstüne üstlük üzerine çökmüş ne idiğü
belirsiz bir hastalıkla cebelleşiyorsa okuyucusunu öğrencisi gibi görür.
Şu an olduğu gibi…
Yazdıklarımdan
dolayı affınıza sığınıyorum sevgili okurlarım. Çünkü farkındayım biraz
öğütleyici bir yazıya doğru gidiyorum.
Ey etkili ve
yetkililer gerçekten bu ülkeyi seviyor ve kalkınmasını istiyorsanız;
Her köye en az bir
öğretmen ve bir ziraat mühendisi atamalısınız.
Kalkınma ancak bu
şekilde olur.
Çünkü okumayan ve
üretmeyen bir toplum asla gelişemez.
Şu anda biz bu durumdayız.
Ne yazık ki her köye
en az bir imam atamakla yetiniyoruz.
Yetmiyor dostum
yetmiyor.
Kalkınma yalnızca imam
sayısını çoğaltmayla olsaydı şu an biz Japonya’yla yarışır durumda olurduk.
Sanıyorum bizim
dışımızda hiçbir Müslüman ülkesinde bizim kadar imam ve müezzin yoktur. Çoğunda
da bunlar maaşsızdır ve bu görevleri Allah için yaparlar.
ANLAMIYORUM
Anlamıyorum bu
insanları. Nuh’un aşuresini, İbrahim’in kurbanını kutluyorlar da günü
yakınlaşan İsa’nın doğum gününü neden kutlamazlar.
Sanki İsa üvey
evlatmış gibi.
Bir de bizler 1
Ocak’ta İsa’ın doğum gününü değil, yeni bir yıla girdiğimiz için, hatta eski
yıldan kurtulup yeni yıla aydınlık, mutlu, sağlıklı günlere adım atmak
dileğiyle 31 Aralık 1 Ocak akşamlarını bir umut içinde kutluyoruz.
Ayrıca bu akşamlarda
insanlar kendi olanaklarına, geleneklerine, inançlarına göre kutlarlar. O gece
için kimsenin kimseye niye diyecek bir şeyi olamaz. Olmamalı da “İyi yıllar”,
ya da “Yeni yılınız kutlu olsun” ve benzeri iyi dilekler dışında…
Ayrıca da herkes
kutlamak zorunda da değil tabi.
ALSANA BİR KAYA…
Yugoslav asıllı Pomat
bilim kadını, Birgül Ayman Güler TBMM Genel Kurul Salonunda yaptığı konuşmada:
'Türk ulusuyla Kürt milliyetini eşit, eşdeğerde
gördüremezsiniz', 'Türkiye'de Kürt sorunu yoktur', 'Bundan sonra biz
savunmadayız, bundan sonra meşru müdafaa hakkı için saldırıdayız.” dedi.
Ne demekse?
Ayrıca; CHP’de kendine
yer bulan anayasa profesörü Süheyl Batum: “Kimse bize kaba Kürt
milliyetçiliğini, solculuk diye yutturmasın.” diyor.
Bence kimse ona bir
şey yutturduğu yok.
Nereden çıkarıyorsa
anlamış değilim.
Ve büyük düşünür,
Mevlana Celaleddini Rumi’den bir deyiş. “Kim seviyorsa bilsin ki;
seviliyordur.”
Al sana bir kaya,
nereni dayarsan daya…
&
Kimler ne
demiş
“”Tedirginlik
ve endişe, zeki insanlara özgüdür. Bir aptalın endişelendiğini
göremezsiniz. Geothe
…
“Kimseye
kirli ayaklarıyla beyninizde dolaşmaya fırsat vermeyin.” Gandhi
…
“Cehalet;
ayrıcalıklı sınıfın elinde ustaca kullandığı bir silahtır.” Karl Marx
…
Bir söz de benden
Bence, kişiler ve olaylar hakkında daha az konuşmak
gerekir. Ne olur ne olmaz.
&
Kulağa hoş gelen sözler
Sorunlara üzülme,
aksine çözüme odaklan oğlum.
&
Kirveme öğütler
Kirvem; İnsanlar önce
kendini, sonra haddini, daha sonra ne istediğini bilse hiç problem yaşanmaz bu
dünyada.
&
Ve yazıma
bu kez Nazım Hikmet’in bir şiirinden bir kıta aktararak son veriyorum.
“Deeeert çok,
“Hemdert yok.
“Yüreklerin kulakları sağır.
“Hava kurşun gibi ağır...”
&
Gelelim
“Dilimde tüy bitinceye kadar” yazacaklarıma;
Anzele, büyük bir balıklı göl haline
getirilip, turizme kazandırılsın.
Diyarbakır 5 Nolu Cezaevi MÜZEYE
dönüştürülsün.
Daha da
önemlisi,
Zerzevan Kalesi, Çayönü, Mitras Tapınağı,
Kortik Tepe, Hilar Mağaralarını ve Bırkleyn Mağaralarını koruyalım, tanıtalım.
İyi bir
hafta geçirmeniz dileğiyle.
Dostça
kalın.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder