HARBİYORUM
Recep Yılmaz
Gazeteci/Yazar
recepyilmaz46@gmail.com
recepyilmaz21.blogspot.com
Bu haftaki köşe
yazım
ERDOĞAN’DAN İMAMOĞLU’NA
AYNI TAS AYNI HAMAM
Günaydın Türkiye.
Günaydın sevgili okurlarım.
İmamoğlu’na
yönelik hukuk operasyonu Erdoğan’a 1997’de Siirt’te yaptığı konuşmadan dolayı
ceza verilmesini hatırlatıyor.
Hatırlayalım;
Erdoğan 1997'de Siirt'te düzenlenen mitingde okuduğu şiir nedeniyle "halkı
sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge farklılığı gözeterek kin ve düşmanlığa
tahrik ettiği" gerekçesiyle açılan dava sonucunda 10 ay hapis cezasına
çarptırılmıştı. Erdoğan, belediye başkanlığı görevinden ayrılarak 26 Mart
1999'da girdiği cezaevinde dört ay on gün kaldıktan sonra 24 Temmuz 1999'da
tahliye edilmişti.
Erdoğan’ın
okuduğu “Asker Duası” isimli Ziya Gökalp şiirinin özellikle aşağıdaki dizeleri
verilen cezayla ilişkilendirilmişti:
“Minareler
süngü, kubbeler miğfer,
Camiler
kışlamız, müminler asker”
Siyasi
yasağının kaldırılmasının ardından tekrar siyasete dönen Erdoğan, 9 Mart 2003'te
gerçekleştirilen ara seçimlerinde Siirt milletvekili olarak meclise girmişti.
Cumhurbaşkanı
Erdoğan 25 yıl önce maruz kaldığı sürecin çok daha ağırı 25 yıl sonra Ekrem
İmamoğlu için kurgulanıyor
İmamoğlu
için kurgulanan siyasi mühendislik sadece muhalefetin değil, iktidar
mensuplarının da tepkisini çekiyor.
AKP’li
vekil Şamil
Tayyar’ın X platformunda paylaştığı
mesajda;
“Eğer,
İmamoğlu ‘ahmak’ hakaretiyle siyasi yasağa maruz kalırsa, AK Parti sorunu
mecliste çözmeli, siyasi yasakları yeni kriterlere bağlamalı, hakaret ve
benzeri davaları siyasi mühendislik aracı olmaktan çıkarmalı, hesaplaşmayı
sandığa taşımalıdır. AK Parti’ye bu yakışır”
AKP
kurucularından ve eski AKP vekili Mehmet Metiner, “Geçmişte
Reis’e yapılanın aynısı bugün bir başkasına yapıldığında karşı çıkmamak gibi
bir ilkesizliğin savunucuları olamayız” diyerek dava sürecine tepkisini dile
getirmişti.
AKP
ve özellikle de Saray’ın İmamoğlu’na yönelik “ahmak” davasını çoklu amaçlar için kullanmak istediği anlaşılıyor.
Anlaşılan o ki bu dava kısa sürede sonuçlanmayacak ve olabildiğince de zamana
yayılacak. Bu sıralar istinaf mahkemesi sürecinde olan davanın İmamoğlu lehine
sonuçlansa bile üst mahkemeye taşınma ihtimali var.
Buradan
çok tartışılmayan bir ihtimale de dikkat çekmek istiyorum: “Ahmak” davası İmamoğlu’na cumhurbaşkanlığı yolunu açmak için de
kullanılabilir. Özellikle de Saray’ın böyle bir taktiği olabilir.
İmamoğlu’nu
seçtirmek Saray’ın ne işine yarar, diye sorulabilir.
Aslında
birçok pratik faydası var. İmamoğlu’nun profiline bakıldığında bunu anlamak
mümkün. Öncelikle Karadenizli ve sağlam bir egoya sahip. Sol veya sosyal
demokrat bir partinin adayı olarak ilan edilse bile milliyetçi ve muhafazakâr söylemleriyle
öne çıkan bir kimliğe sahip. 2028 seçimi veya olası bir erken seçimde
muhalefetin adayının kazanma ihtimali neredeyse kesinken, kazanacak muhalefet
adayının hangisi olacağını belirlemek “ahmak”
davası nedeniyle Saray’ın inisiyatifinde görünüyor.
&
Gazetelerden
ONUN ADI BARIŞIN VE
KARDEŞLİĞİN SEMBOLÜ OLMUŞTUR
Diyarbakır eski Emniyet müdürü Gaffar Okkan’ın
öldürüldüğü ve anıtının yapıldığı Şehirlik semtinde adının bir spor
kompleksinden silinmiştir.
Bu olay sadece bir isim
değişikliği değil, şehrin hafızasına ve değerlerine yönelik bir müdahaledir
bence de., “Gaffar Okkan, bu şehirde sadece bir emniyet müdürü olarak değil,
Diyarbakır halkının gönlünde taht kurmuş bir kahraman olarak anılmaktadır.
Görev yaptığı süre boyunca halkımızın huzuru ve güvenliği için gece gündüz
demeden çalışmış, yaşlılara ve hastalara yardım eli uzatmış, sporu ve gençliği
desteklemiştir.
Yani her iş bitti de sıra
Onurumuz Sayın Gaffar Okan’ın adının kuruluşlardan silinmeye mi geldi.
Diyarbakır Büyükşehir
Belediyesi Başkanından detaylı bir açıklama bekliyorum.
Bu işin takipçisi
olacağım nokta
…
İnanılır gibi değil.
Personel sayısı 11 ilin nüfusunu geçen Diyanet,
yapısını denetleyebilmek için 10 müfettiş yardımcısı daha almak üzere ilan
açtı. Alımda KPSS’de 50 puan yeterliyken, kendi personelinde KPSS şartı
aranmadan kadro için yazılı sınav düzenlenecek. (Sözcü)
Bu güyya bize doğruyu,
dürüst olmayı… anlatan kurum.
&
Kirveme öğütler
Kirvem;
Dininizle ilgilenen, derdinizle ilgilenmiyorsa; o
bir sahtekârdır.
Bir Macar atasözü
&
Gelelim “Dilimde tüy
bitinceye kadar” yazacaklarıma;
Anzele, büyük bir balıklı göl haline getirilip,
turizme kazandırılsın.
Diyarbakır 5 Nolu Cezaevi MÜZEYE dönüştürülsün.
Daha da önemlisi,
Zerzevan
Kalesi, Çayönü, Mitras Tapınağı, Kortik Tepe, Hilar Mağaralarını ve Bırkleyn Mağaralarını
koruyalım, tanıtalım.
İyi bir hafta geçirmeniz dileğiyle.
Dostça kalın.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder