HARBİYORUM
Recep Yılmaz
Gazeteci/Yazar
recepyilmaz46@gmail.com
recepyilmaz21.blogspot.com
Bu haftaki köşe
yazım
ARAFTA DÜET
GERÇEKTEN MÜKEMMEL BİR DÜET
Günaydın Türkiye.
Günaydın sevgili okurlarım.
Bu
kitabı okuyunca oğlumu anlamak kolaylaştı Çünkü yazar “Ben aramasam aylarca aklına gelmem.” diyordu oğlu için. Aynen
öyle.
Hani
hayatım gerçekleri deriz ya tıpkı o işte aynısı yansıtılmış bu kitapta.
İçeriğini
anlatmayacağım. Merak edip okuyun diye. Bir gazeteci olarak hatta eski bir
edebiyat öğretmeni olarak yalnızca izlenimlerimi anlatmaya çalışacağım.
Araf;
Sözlük
anlamıyla, Cennet ve cehennem arasında kaşmış bir yer.
İşte
sevgili yazarlarımız tam da oradan bize sesleniyorlar sanki.
Çok
eski değil hiç olmazsa Dün hakkında bir
şeyler öğrenmek, gerçekten bir ders almak isteniyorsanız mutlaka bu kitap
okumalıdır.
Bu
kitabı Siz gençler mutlaka yalnız sizi gençler mi Vallahi atmışına kadar olan her
anne ve babalar okumalı bu kitabı.
Selahattin
Demirtaş & Yiğit Bener
ARAFTA
DÜET adlı kitabı okudum.
Kitabı
okurken evimde adeta onlarla konuşuyor gibiydim.
İyi
ki okudum.
Bir
solukta okudum. Yiğit Bener'le mükemmel bir paslaşma, mükemmel bir uyum sanki
bir ağızdan, sanki aynı kalemden çıkmış gibi.
Mükemmel
bir mizah ve mükemmel bir ironi ustaca bir şekilde yan yan getirilmiş. Romana
bambaşka bir tat vermiş.
Okurken
yaşım icabı 1960’lar öncesinden günümüze yaşadıklarımı anımsar oldum.
Emekli
bir edebiyat öğretmeni olarak; Felsefe ve siyaset bu kadar mı başarılı bir
biçimde iç içe işlenir, bu kadar mı kıvraklıkla üstesinden gelinir, dedim kendi
kendime.
Felsefe
ve siyaset o kadar ustaca bir kıvraklıkla işlenmiş ki bir ayrıcalık
hissedilmiyor bile.
Empati
ve hoşgörünün en güzel örneği bu romanda örneklendirilmiş, Ayvaz Dere – Sinan diyaloğunda
olduğu gibi.
Hele
o sonuç bölümündeki polisiye lezzet ayrı bir tat bırakıyor zihinlerde
Sağ
olasın Selahattin Demirtaş. Sağ olasın Yiğit Bener.
Aklımdayken
söyleyeyim; bu ilk ama sakın ola son olmasın.
Kitabı
okuduktan sonra siz de "Meğer ne
bedeller ödemişler/ödüyorlar." diyeceksiniz.
Bu
yazının sonuna Selahattin Demirtaş’ın 19 Temmuz 2024 Cuma günkü onurlu, dik
duruş dolu savunmasından bu bölümü aktarmadan geçemeyeceğim.
“Taybet İnan;
65 yaşında kendi
evinin önünde, cenazesi 7 gün sokakta kaldı. Kadının cenazesi ailesinin gözü
önünde çürüyor. Yapmayın, dedim.
İslamcı hükümetin
iktidarında Taybet İnan’ın cenazesi ortada kaldı.
Ben Kürt siyasetçi
olarak, bu Kürt kadının hakkını savundum.
Değil 55 yıl, 55
bin yıl da verseniz savunurum.”
&
NOT;
Bir önceki yazımda sevgili Başkanım
Selahattin Demirtaş’ın soyadı sehven “Demirbaş” şeklinde yazılmış. Kendisinden ve siz sevgili okurlarımdan özür
dilerim.
&
Kirveme
öğütler
Bak kirvem, dünyada en
tehlikeli şey nedir biliyor musun?
Herkesin kendini kurtarmaya telaşına düşmesi, koca bir ulusun tel tel
dökülmesidir. Ve bunun kimsenin umurunda olmamasıdır.
Bilmem anlatabildim mi?
Selahattin
Demirtaş’tan özdeyişler
Bence mutluluk atmosferde sınırsızca ve özgürce dolaşan
radyo frenkasları gibidir
Selahattin Demirtaş'ın Leylan
adlı kitabından
"Yokluğunun gürültüsünden sağır olacağım."
Aynı kitaptan.
Bizim mahallenin insanları da arabaları da bellidir.
Hepsi yorgundur, emektardır, fakirlik kokarlar, boyaları dökülmüştür, saçları
sakalları dağınıktır, iki elle tutarlar direksiyonu, direksiyon ekmek
kapısıdır. Demirtaş'ın
Seher adlı kitabından
"Aşkın Kürtçesi "evin"dir. Ve senin evin
dünyadaki en güvenilir yerindir."
Demirtaş'ın Leylan kitabından
"Yaşamak uzun
süren bir intihardır," demiş birisi... Demirtaş’ın DAD adlı kitabından.
Bilinmelidir ki, bu dava ve yargılama adı altında
yürütülen bu faaliyetlere karşı bizim eylemimiz, sözümüz ve savunmamız sadece
günümüze yapılmış bir çağrı değil, esasında geleceğe yazılmış bir mektuptur.
…
Geçmiş, kesip atılabilecek bir ur ya da uzuv değil ki
Ölene kadar peşinden gelip duruyor işte. Ben unutmaya çalışsam bile o kendini
unutturmuyor.
Son savunmasından
Kitabın ortak yazarı Yiğit Bener’den
“Her okurun okuduğu
metin farklıdır.”
Yiğit Bener
"Sözcüklerden asla yeterince sakınmayız."
Yiğit Bener
"Ataerkil düzene karşı ayrı bir cephe de biz erkekler
açalım."
Yiğit Bener
“İktidar, iktidar,
iktidar, güçlülerin iktidarı, para babalarının, mevki sahiplerinin,
silahlıların iktidarı. Şu ya da bu ırkın, dinin, dilin, sınıfın, partinin,
grubun, yaşın ve malum cinsiyetin iktidarı, devlette, partide, dernekte, hatta
muhalefette iktidar, sokakta, işte, okulda, hatta üniversitede iktidar,
bilimde, medyada, sanatta, hatta edebiyatta iktidar, evde, ailede, sevgide,
hatta yatakta iktidar, hep iktidar, her yerde, her zaman iktidar."
İktidarsız Dergisi söyleşisinden
&
İyi
bir hafta geçirmeniz dileğiyle.
Dostça
kalın.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder