3 Ağustos 2012 Cuma

Eski Diyarbakır’da kültürel çeşitlilik sergisi izlenimlerim


20.03.2012

Kendi kültürünü kaybolmaktan kurtarmanın, masum bir ifadeyle geçmişini unutturmamaya çalışmanın, yaşam biçiminin silinip gitmesini önlemeye çaba göstermenin samimi örneğini bu sergiyi izleyen herkes ruhlarında hissedecektir.
Ermeni kardeşlerimizi anlamak için birazcık empati yeter.
Geçmişlerine ait derlenmiş fotoğraflardan oluşan bu sergiyi dolaştığımda “sizi en iyi anlayanlardan biriyim” demek geldi içimden.
Dinsel öğelerin içindeki güzel, güzel olduğu kadar da ahlaki görüntüler…
Örnek mi istiyorsunuz? Resimde bir din adamının bir çocuğun ayağını yıkaması…
Yaşam biçimindeki enstantaneler ne güzel birer örnek oluşturuyor.
Örnek mi istiyorsunuz? Bakır işleyenler, ham ipeğin nasıl iplik haline getirildiğini gösteren resimler…
Yaşama zanaatsal ve sanatsal bakmalarını anlatan resimler.
Örnek mi istiyorsunuz? Müziğe olan ilgileri, bando takımları.Ya resimdeki çamaşır yıkayan kadınlar…
Aslında dinlerin de birbirleriyle sorunları olmamış, mezheplerin de Diyarbekir’imde. Camiler, kiliseler, sinagoglar yan yana. Adeta elele…
Sergiyi dolaştıktan sonra çıkışta ahşap merdivenin başında oturdum.Diyarbakır’daki dünümü düşündüm. Sergiyi gözlerimin önünden bir kez daha geçirdim. Evet, tanıdıklarım da vardı resimlerde.
Empati yaptım bir süre. Anlamaya çalıştım, yeterince olmasa bile anladım sanırım. Anlamamam mümkün değildi. Zira aynı kaderi paylaşmışız.
Ben küçükken gece arkadan tek kurşunla beyninden adam vurulurdu. Bu insanlar bilen, akil insanlardı. Sorunların farkında olanlardı…
Ben nasıl anlamam Ermenileri, Süryanileri, Keldanileri…
Ben her şeyden önce insanım.
Al sana bir kaya nerene dayarsan daya derler ya… Bu mütevazı sergi de aynen böyle. Al sana birkaç resim, nasıl yorarsan yor diyor insana, anlayana.
Sergiyi gezemeyenler adına bir kayıp bence.
Sergide Diyarbekir’im vardı camileriyle, kiliseleriyle; sergide Diyarbekir’im vardı dinleri ve mezhepleriyle; sergide Diyarbekir’im vardı en azından bazılarının yaşam biçimleriyle.
Sonuç; insanların kaderleri birbirlerine benziyor. Hangi ırktan, hangi dilden, hangi mezhepten, hangi inançtan olurlarsa olsunlar.
Sizi anlıyorum Ermeni, Süryani… Kardeşlerim…
Dostça kalın.

RECEP YILMAZ

Hiç yorum yok: