Bugün
1 Mayıs
Gelmeyeceğim Taksim'e.
Her gelişimde ;
Yerde yatan emekçi şehitleri,
Kan revan içinde kıvranan yiğitleri görür gibi oluyorum.
Yaşadığım için utanıyorum.
Bugün 1 Mayıs
Gelmeyeceğim Taksim'e.
Her gelişimde;
Yağan kurşunların altında koşuşan insanları ,
Bir daha yaşanmayasıca o kötü mahşeri, anımsıyorum.
Soluduğum için üzülüyorum.
Bugün 1 Mayıs
Gelmeyeceğim Taksim'e.
Her gelişimde;
Yok yere devrilen Çınarları
Kırılasıca ellerle yok edilen, Ülkemin fidanlarını yaşıyorum.
Çaresizliğime ağlıyorum.
Bugün 1 Mayıs
Gelmeyeceğim Taksime.
Her gelişimde;
Duyduğum acıyı artık kaldıramıyorum..
Siz öldünüz niye ben yaşıyorum?
Sizi çok seviyor, çok özlüyorum.
Dedim
dedim, ama dayanamadım gene gittim. Devrimci bir alışkanlık… Bırakmıyor yakamızı işte.
Dövülmek, ezilmek, vurulmak, hatta ölmek pahasına… Kararttım gözümü, giydim
kotumu, üstüne parkamı, ver elini Taksim. Metrobusle Mecidiyeköy, oradan tabana
kuvvet Şişli, aradan aradan Taksim. Kim demiş 66 yaşındayım, ben yirmi yaşında
bir genç(!)
Ve yine Taksim’deyim.
Atıyorum sloganımı;
--Ulusların kendi kaderlerini tayin hakkına özgürlük!
--Yaşasın 1 Mayıs!
-- 1 Mayıs işçinin, emekçiniz bayramı!
--Kahrolsun faşizm!..
Öte yanda devrimci marşlar
söyleniyor, Beri tarafta Kürtçe türküler… Ve ardından bir slogan daha:
--Yaşasın Kürt ve Türklerin kardeşliği!..
Bu gün 1 Mayıs, hava da çok güzel.
İnsanlar çocuklarını almış gelmişler. Elinde enstürmanları olanlar mı dersiniz,
bağlı bulundukları görüşün sembolü bayraklar mı dersiniz. Ama bir disiplin, bir
düzen içindeler. Sloğanları öyle, türküleri öyle, şarkıları öyle, bir uyum
içinde.
Taksim Meydanına davul zurna
eşliğinde halayç ekerek ilk giren görebildiğim kadarıyca Halkın Kurtuluşu
partisi oldu.
--Yaşasın 1 Mayıs,
--Yaşasın sosyalizm sloganlaı atıyorlardı. Bulunduğum tarafta DİSK bir süre sonra KESK
alana girmeye başladı.
Dört koldan, akın akın Taksime
ilerliyor işçiler, emekçiler, öğretmenler, memurlar, gençler türküler
söyleyerek, sloganlar atarak.
Daha sonra 77 bir mayısında ölen 36
kişiyi anmaya sıra geldi. Yoğun bir çalışma içine girildi.
Kahrolsun yasaklar diyorum. Çünkü yasak
olmayınca ve derin devlet parmağını sokmayınca arının kovanına, işler barış,
kardeşlik içinde süregeliyor.
Diğer bayramlardan daha coşkulu
kutlanıyor 1 Mayıs işçinin emekçinin bayramı. Devrimin şanlı yolunda ilerleyen
halkların bayramı.
Ve ben yazımı gazeteme yetiştirmek
için bir süreliğine ayrılıyorum meydandan, kutlamaların daha ilk saatlerinde.
Geri döneceğim meydana...
Dostça kalın…
RECEP YILMAZ
2 Mayıs 2012 Çarşamba
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder